Sardeis, Krousos’u mutlu etti mi?

Salihli, Manisa’nın şirin bir ilçesi.  Hemen yakınlarında Antik dönemin Lydia uygarlığının başkenti Sardeis var. Sardeis’i hatırlıyorum çocukluğundan beri kazılıyor. Halen sadece bazı dükkanları, sağlık ve spor kompleksi olan gymnasiumu görebilmek şaşırtıcı doğrusu, bir de geç dönemlere ait sinagog ve mozaikleri artık görülebilir durumdalar. Sardeis’ten çıkanları bir kazıevinde saklıyorlarmış. Acaba buluntulardan kaç tanesi bizim müzelerimizde  ya da bir gün, bir umut düzenlenebilecek olan Sardeis açık hava müzesinde sergilenecek?

IMG_9647 IMG_9651 IMG_9661 IMG_9662 IMG_9665 IMG_9670
Kısa bir gezinti ile dükkanların yanıbaşındaki yüzlerce yıllık yoldan ilerliyoruz. Gerçekten de Gymnasium’a bitişik bu dükkanların önünden geçen yolun, Pers İmparatorluğu’nun içlerine kadar uzanan Kral Yolu’nun bir parçası olduğunu okuyorum sonra. Bize geçmişe bağlayan buyolun hemen kenarında, uzun zamandır aradığım unutmabeni çiçeklerini buluyorum. Onların öyküsünü ayrı bir yazıda yazacağım. Mavi minelerle karıştırmayalım lütfen.

IMG_9645 IMG_9680 IMG_9683 IMG_9685 IMG_9702 IMG_9706

Yazılı tarihin babası sayılan Halikarnassos’lu, yani Bodrum’lu Heradotos , “Herodotos Tarihi” Kitabının ilk cildini neredeyse tamamen Lydia ve etrafında gelişen olaylara ayırır. Sardeis de, Lydia’nın başkentidir. Lydia’nın en güçlü Kralı Krousos, o dönem Delphi Tapınağı’ndaki Pyhtianın kehanetini yanlış anlar ve sonunda bir imparatorluğun çökeceği söylediği için kendinden emin Pers Kralı Kyros’a savaş açar. Oysa çökecek olan imparatorluk kendisininkidir. Ama sonunda ilginç bir olay olur, Krousos tam ateşe verilip, kendisinden intikam alacakken, Solon’un adını çağırdığını duyar Kyros ve sorar, “Solon kim?” diye.

 Atina’lı filozof Solon, Krousos’un iyi, güçlü, zengin günlerinde, Sardeis’i ziyaret eder, Krousos’un hazineleri, toprakları, zenginlikleri gezdirilir ve onun bilgeliğine iltifatlar ettikten sonra Krousos sorar:”Acaba mutlulukta başka herkesi geride bırakan, bir kimseye rastladın mı?” Bekler ki ona gösterdiklerinden sonra bu sorunun cevabı “Krousos” olsun. Ama sıradan hayatlar sıralanır filozofun dilinden. Sonunda çıkışır tabi Krousos ve Solon ona mutluluk hakkında bildiklerini uzun uzun anlattıktan sonra, son söz olarak “Herşeyin sonuna bakmalıdır; Tanrı çok insana mutluluğu yem olarak sunar, sonra da çeker alır elinden” der .

 İşte Krousos sonu geldiği anda, Solon’un ne demek istediğini anlar, Kyros’un merakı ve isteği üzerine kendisine bu hikayeyi anlatır. Kyros, belki şimdi güçlü olan kendisinin, bir gün aynı şeyleri yaşayacağını düşünür, yoksa başka bir nedenden mi bilinmez, Krousos’un canını bağışlar ve kentin yönetimi ile ilgili olarak sözlerini de dinler,. (Herodot Tarihi, Herodotos, Remzi Kitabevi)

Aslında Herodot o kadar çok şey anlatmış ki Lydia ve Sardeis hakkında, o günü anlamak için çok güzel bir kaynak ve tabi hepsini anlatmak yerine beni en çok etkileyeni seçtim sizin için: Bin yıllar geçse de güç, zenginlik ve mutluluk arayışı hep birlikte gidiyor, ve hep olduğu, ve söylene geldiği üzere güç ve zenginlikle mutlu olunmuyor.

Biraz da Anadolu’daki antik kentler konusunda yıllardır bir numara olan George Bean’in kitaplarına baktım: “Eski Çağda Ege Bölgesi” . Bu bölgede yaşayanların Lydia’lılar adını kullanmadan önce Maionialılar olarak anıldığını söylüyor. Manisa – Maionia – yakın kent Magnesia ?? Bu işler karışık, zaman makinası artık olmuyor mu?

Sardeis,Salihli İzmir yolunun sağına ve soluna yayılmış durumda. Biraz ötede dağlara doğru çıkarsanız, büyük bir Artemis Tapınağının sizi beklediğini göreceksiniz. Artemis Tapınağı erken Hristiyanlık dönemindeki 7 kutsal alandan biri olarak geçiyor. Ne kadar ilginç değil mi? Daha öncesi de belki Kybele Tapınağı, bulunan yazıtlarda Sardeis’in tanrıçasının Kybele olduğu ve saldırılar sırasında yandığı belirtiliyor. Yeri o kadar güzel ki inançlar değişiyor, tapınağın yeri değişmiyor.

IMG_9707 IMG_9694 IMG_9692 IMG_9691 IMG_9686 IMG_9696

Nisan ayında Artemis tapınak sütunlarının yanından fışkıran papatyalar, anemonlar tapınağa bambaşka bir hava veriyor.  Anemonlar Manisa Lalesi  olarak da biliniyor. Tapınak Roma döneminde de kullanılmış. Tapınak alanının hemen girişinde, kadınlar anemonlardan yaptıkları oyaları satıyorlar.

IMG_9719 IMG_9712 IMG_9711

Tapınağın bekçisi belki  bin yıl önce bir tapınak görevlisinin yaptığı gibi, şevketi bostan topluyor. Pazarlarda sadece dikensi yaprakları ile karşılaştığım şevketi bostanın, böyle havuç gibi kökünü görünce şaşakalıyorum. Şaşkınlığımı da gizlemeyip  soruyorum. İzmirliler köklerinden de yararlanırlarmış. O yüzden tüm bitkiyi çıkarırmış, Ayvalık tarafında ise, otları satan birine sorduğum  da “eğer kökünü de çıkarırsak, bir daha ki 10 sene çıkmaz abla” cevabını aldım.
Tapınağın hemen arkasında bir kale var. Yine Lydia Krallarının tümülüs mezarlarının bulunduğu Bintepe’ler de bir o kadar ilginç ve gezilesi. Yüz kadar yapay tepe Hermos (Gediz) Ovası ve Gygaia (Marmara Gölü) arasında uzanıyor. Belki bir başka sefere.

IMG_9708 IMG_9718 IMG_9707

Tapınağın hemen önünde ise eski bir vinç duruyor. 1900 ‘lü yılların başında Amerikalılar burayı kazarken getirmişler, yanlarında da bir fotoğrafta kazı ekibi.  Amerikalılar ve efe kıyafetleri içerisinde kazıda çalışan  Egeli köylüler. Kıyafetler inanılmaz.

Bu güzel huzur dolu dere kenarında biraz yürüdükten sonra, yolumuzu Allahdiyen’ye  çeviriyoruz. Ne güzel dağlar, zümrüt gibi yeşermiş orman, çamlar,  ara ara şeftalilikler, kirazlar. Meşhur Salihli Kirazı işte böylesine güzel toprak ve su ile besleniyor. Yola girmeden bir köy meydanında duruyoruz, utangaç gülümsemesi ile bir çocuk hızla yanımızdan geçiyor. A aaaa elindeki sarmaşık, hemen çağırıyıp soruyoruz tatlı mı acı mı diye. Ne bilsin yavrum herhalde, tatlısı makbuldür dedi aklından ; “evet tatlı, abla”  diye cevap veriyor.   Neyse bu küçük macera, bir kez daha baharlı/acı tilkişen denememize, sonra da pazardaki satıcı  hanımlardan dik duran ve gerçek kuşkonmaza benzeyeninin tatlı olduğunu; ucu kıvrılan, sarmaşığa daha çok benzeyen ve yapraklı olanın acı olduğunu öğrenmemizle sonuçlanıyor.

IMG_9729 IMG_9726 IMG_9725 IMG_9724 IMG_9718IMG_9723

Allah Diyen’e  kıvrımlı yollardan tırmandığımız gibi,  çam ormanlarından  kıvrıla kıvrıla inerek, kendimizi Kurşunlu kaplıcaları ve şelalesinde buluyoruz. Tesisi gezmedim, ama su kenarında çok hoş bir mesire yeri. Çok sıcak bunaltıcı günlerde, sığınılabilecek güzel bir vadicik. Şelalenin başlangıcına kadar yürüyoruz, sular bu senenin yağışından mutlu, Bozdağların karlarını bu güzel ovaya bazen gürüldeyerek, bazen şırıldayarak taşıyor. Keyifli bir çay eşliğinde, köyden yaptırdığımız pideleri, halamın pek meşhur poğaçasını,  kuzenimin sevgili arkadaşı Karamel’in “bana da  bana da”  bakışları altında  yiyoruz. Poğaca müthiş, halamın izniyle bir gün paylaşacağım tarifini. O kadar müthiş ki, Karamel kokuyu duyunca kendine hakim olamıyor.

IMG_9732 IMG_9740

Güzel çiçeklerle, henüz yapraklarını çıkarmış sultaniye üzümün bereketli asmalarıyla, meyva ve zeytin agaçları ile süslü güzel ovanın incisi Salihli, leylaklarla mis kokmak üzere. Leylaklar açtı açacak. Pazarı ise tek kelime ile muhteşem yabani otlar, yeşillikler, çıtır çıtır taze bademler. Yeşile ve tazeliğe doyamıyoruz.

IMG_9749 IMG_9748

Bu güzel günü taçlandıracak bir başka spesiyali de var Salihli’nin: Odun köftesi. Kıymanın içine  sadece 1 kaşık un ve biraz tuz ekleniyor. Başka baharat vb. yok. Ama belli işte et öyle muhteşem ki, başka bir tada gerek yok. Meşe odunu ateşinde, pişiyor. Ev sahiplerimizin önerisi ile Değirmen’de yiyoruz. Güneyden dönenler için Tire Köftecileri, Akhisar’da Ramiz, çöpşiş klasik lezzetler, siz rotanızdan biraz sapın, vaktiniz var ise Sardeis’i görün, sonra da bu muhteşem odun köftesini tadın. Pişman olmayacaksınız.

IMG_9764 IMG_9757 IMG_9756 IMG_9763 IMG_9754

Bu güzel gezi için  kuzenim Nilgün, halam Semra ve eniştem Altınay ile sevgili Karamel’e teşekkür ediyoruz.

Not: Salihli, İzmir’e 1,5 saat uzaklıkta. Bölgede termal oteller de var.  Bölgede bizim kısa sürede gezdiğimiz yerlerle birlikte aşağıdaki yerler listeye alınabilir.

 

Join the conversation

*Your comment will not be published, all fields are required.*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.